Temel Yaşam Desteği Nasıl Uygulanır?

Temel yaşam desteği, dolaşımı ve solunumu durmuş olan kişinin hayatını kurtarmak amacıyla ilaç ve araç-gereç kullanmadan, kalbin pompalamasını dışarıdan devam ettirmek için kalp masajı, suni solunum ile akciğerlere oksijen gitmesini sağlamak için yapılan müdahalelerdir.

Kalbi durmuş olan kişide beyine giden kan akışı da durmaktadır. Bu durumda beynin besini olan glikoz ve oksijen moleküllerinin taşınması da durur. Beyin, bu moleküllerin eksikliğine en fazla 4 dakika dayanmaktadır. 4 dakikadan sonra beyinde oksijensizlikten kaynaklı hasarlar ortaya çıkmaya başlar. 6. dakikadan sonra ise hasarlar daha da ilerler. 10 dakikadan sonra bu hasarların iyileşmesi pek mümkün değildir. Kişiye müdahale edilmedikçe her dakika %7-10 sağ kalım şansı azalır.

Bu yüzden kalp durmasının erken fark edilmesi ve en yakınındakiler tarafından temel yaşam desteği uygulamalarına hemen başlanması, kişinin hayata döndüğünde beyin hasarı olmadan yaşamını sürdürmesini sağlar. BU NEDENLE ÇEVREMİZDE BULUNAN HERKESİN TEMEL YAŞAM DESTEĞİ BİLMESİ GEREKMEKTEDİR.



Yetişkinlerde Temel Yaşam Desteği

1) Güvenlik

Yerde hareketsiz yatan birini gördünüz fakat yaklaşmadan önce etrafta bulunabilecek tehlikeleri düşünerek kendi güvenliğinizi sağlamalısınız.  Eğer tehlikeli bir durum görüyorsanız önce kendinizin, etrafınızdakilerin ve sonra hasta kişinin güvenliği sağlanmalıdır.

2)Bilinç kontrolü

Kişinin omuzlarından tutarak hafifçe boynunu ve başını hareket ettirmeden hafifçe sarsarak ve yüksek bir sesle ‘Nasılsınız?’ ‘İyi misiniz?’ ‘Beni duyuyor musunuz?’ şeklinde seslenin.

Bilinç AÇIK: Hareket ediyor ve ses çıkarıyorsa bilinç açık olarak değerlendir.

İleri derecede bir tehlike yoksa kişinin bulunduğu pozisyon korunmalıdır. Vücudunda başka bir yaralanma olup olmadığı kontrol edilip hemen 112 aranmalıdır. Düzenli aralıklarla kişi kontrol edilir.

Bilinç KAPALI: Çevreden yüksek sesle yardım istenir. Kişi dikkatlice sırtüstü yatar bir pozisyona çevrilmelidir. Hızlıca 112 aranmalıdır.

3) Hava yolu açıklığı

Bilinci kapalı olan kişinin ağız içine bakılarak solunum yolu kontrol edilir. Çünkü dili geriye kaçmış olabilir ya da herhangi bir yabancı cisim nedeniyle tıkanmış olabilir. Eğer ağız içinde yabancı bir madde (kan, kusmuk, yemek, takma diş vb.) gördüyseniz, daha derine gitmeyecek şekilde alabileceğiniz bir düzeydeyse o cismi çıkarın. Daha sonra kişiye hava yolu açıklığını sağlamak amacıyla BAŞ GERİ-ÇENE YUKARI POZİSYONU uygulanır.

 

BAŞ GERİ-ÇENE YUKARI POZİSYONU

Kişide kırık,çatlak,çarpma,ezilme vb. travma yoksa uygulanır.

  • Bir el kişinin alnına yerleştirilir.
  • Diğer elin iki parmağı çenenin alt ucuna yerleştirilir.
  • Başa hafifçe geri doğru pozisyon verilir.

Bu sayede dil yerinden oynatılmış ve hava yolu açıklığı sağlanmış olur.




4) Solunum ve dolaşım kontrolü (BAK-DİNLE-HİSSET)

Bilinci kapalı olan kişinin solunumunun olup olmadığını anlamak için başınızı yan çevirerek yanağınızı ve kulağınızı kişinin ağzına ve burnuna yaklaştırın. Yüzünüz kişinin göğsüne dönük olmalı. Çünkü soluk havasını hissetmeye çalışırken aynı anda göğsün inip kalktığına da bakabilirsiniz. Eğer sağlık personeliyseniz solunum kontrolü sırasında hastanın şah damarından (karotis arter) nabzın olup olmadığı da tek taraftan kontrol edilir. Sağlık personeli değilseniz veya tecrübesizseniz nabız kontrolü yapmanıza gerek yok. Tüm bu değerlendirmeniz en fazla 10 saniye sürmelidir.

 

Bilinci kapalı kişinin solunumu varsa ‘Koma Pozisyonu’ verilmelidir. Burada amaç hava yolu tıkanıklıklarını önlemek ve hava yolunun açıklığını sağlamaktır.

 

 

 

Bilinci kapalı kişinin solunumu yoksa, hemen 112 aranmalıdır. 



5) Solunum ve dolaşımın desteklenmesi (Kalp masajı+suni solunum)

Kişinin kalbinin durduğundan ve solunumunun olmadığından emin olunduysa hemen kalp masajına başlanmalıdır. Kalp masajına başlarken çevredekilerden 112 aramaları için yardım istenir. Eğer tek kişiyseniz 1 tur kalp masajı ve suni solunum uyguladıktan sonra 112 aranmalıdır.

  • Kişinin yanına gelinir ve diz çökülür. Göğsü açılır. Kaburgaları elle tespit edilir. Alt kaburgaları tespit edildikten sonra kişinin göğüs kafesinin ortasında bulunan göğüs kemiğinin (iman tahtası) alt ucu belirlenir.
  • Kaburgaların birleştiği noktaya, göğüs kemiğinin alt ucuna bir elin topuğu yerleştirilerek kalp masajı uygulanacak nokta belirlenir. Bu elin üzerine de diğer el yerleştirilir.

  • Parmaklar birbirine kenetlenir ve kişiye temas etmemesine dikkat edilir. Eller sabit tutulmalı, dirsekler ve omuz düz ve kişinin vücudunda dik duracak şekilde tutulmalıdır.
  • Vücut ağırlığı ile kaburga kemikleri 4-5 cm içe çökecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar ) ritmik olarak sıkıştırma-gevşetme şeklinde kalp basısı uygulanır. Yetişkinlerde dakikada 100 bası olacak şekilde kalp masajı yapılır.
  • Bası uygulanırken 1V-2V-3V… şeklinde uygulanan bası saymaya başlanır. 8V-9V-10V-11-12-13… diyerek 30’a kadar devam edilir.
  • 30 bası uygulandıktan sonra hızlıca suni solunuma geçilir. Kişiye hemen Baş-Çene Pozisyonu (travması yoksa) verilir.

  • Bir elin baş ve işaret parmağıyla kişinin burun kanatları hava çıkmayacak şekilde sıkıca kapatılır.
  • Kişinin ağzından hava çıkmayacak şekilde kendi ağzınızla kavramalısınız.
  • Derin bir nefes alıp kişinin akciğerine 1 saniye üflenir (400-600 ml). Dışarı hava kaçmamasına dikkat edilmelidir.
  • Üflendikten sonra 1 saniye burun kanatları ve ağzı açılır.
  • Sonra bir defa daha aynı işlem tekrarlanır.




2 defa suni solunum yapıldıktan sonra kalp masajına hemen devam edilir. Bu işleme 112 ekipleri gelene kadar ve kişi soluk alıp vermeye başlayana kadar, 30 kalp masajı-2 suni solunum olacak şekilde peş peşe devam edilir.

Kendinizi korumak için suni solunum esnasında kişinin ağzına ince bir tülbent, bez gibi parçalar kullanabilirsiniz.

 



0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments