Sentor (Centaur) Nedir ? – Mitolojik Yaratıklar Serisi

Sentor (Centaur) Nedir ?  yarı insan yarı at olduğuna inanılan efsanevi bir mitolojik yaratıktır. Bu yarı insan yarı at yaratık hikayelere göre Nephele adı verilen buluk ile İksion’un yaşadığı bir ilişki sonucunda dünyaya gelmişlerdir. Nephele’nin oğlu büyüdüğünde Magnesia kısrakları ile birlikte olur ve bu ilişkiden diğer Sentorlar dünyaya gelir.


Antik çağda yaşamış İyonyalı bir ozan olan Homeros’un  İlyada’sında (Homeros’un Troya Savaşı’nı anlatan destan) dağ azmanları olarak geçmektedirler. At adamlar olarak da bilinirlerdi. Önden bakıldıklarında başları, göğüsleri ve kolları ile insana benzeyen Sentorların, karınlarından sonrası tamamen at biçimindeydi ve yeleleri kuyruklarına kadar uzanırdı. Bu mitolojik yaratıklar çiğ et ile beslenirlerdi. Genel olarak azgın ve vahşi varlıklar olarak onlardan söz edilirdi. Dağlarda ve ormanlarda yaşayan bu yaratıkların doğanın karanlık ve başına buyruk güçlerinin bir simgesi oldukları düşünülürdü.

Sentor Nasıl Ortaya Çıkmış Olabilir ?

Yunan mitolojisinde yer alan bu yarı at yarı insan varlıkların, at binmeyi öğrenememiş toplumların İskitler ile karşılaşması ile ortaya çıktığı düşünülmektedir. İskit binicilerini gören toplumlar at ile binicisini tek bir varlık olarak düşünmüşlerdir. Göçebe bir halk olan İskit topluluklarının yarattığı bu korku zamanla insanların aklında efsaneler oluşturmasına sebep olduğu düşünülmektedir.
Sentor

Sentorların Efsanesi

Sentorlar at sırtında savaşa giden savaşçılardan üretilmiş bir efsane olarak görülür. Suretleri onları görenlere çok farklı ve ürkütücü gelmektedir. İspanyol bir işgalci komutan olan Pizarro ve adamları 1533 yılında İnkalar’ı işgale at üstünde geldiklerinde İnka halklarının at ve insanı bir bütün olarak düşünüp yanılmış olmaları muhtemeldir. İnançlarında da yer alan at ve insan birleşimi bir canlının gerçek olduğunu görmek bu toplulukları çok korkutmuştur.



 

Sentorların; Atlı Türk savaşçılar olduğu konusunda da bir çok araştırma yapılmıştır. Mitolojik efsanelerin anlatığını dönemde atın evcil bir hayvan olarak yetiştirilmesi ve bir çok alanda kullanılması konusunda Orta Asya halkları oldukça üstün bir konumdaydı. Türklerin Orta Asya’dan Batı’ya gerçekleştirmiş oldukları seferlerde Sentorların efsaneleşmiş hikayelerin ortaya çıktığı düşünülmüştür. Türklerin olağan üstü at binme yeteneklerinin yanında, atın üzerindeyken kılıç kullanmadaki ustalıkları ve isabetli ok atışları atla ve insanın bir bütün olduğunu düşündüren efsaneler yarattığı düşülmüş olabileceği tartışma konusudur. Akıllarda kalan at ve insanın bütün olduğu görüntünün ise, atın hızlı hareketleri sırasında kafasını mümkün olduğunca öne eğmesi ve uzaktan bakan birinin sadece atın bacaklarını ve üzerindeki savaşçıyı görmesi ile ortaya çıktığı düşünülmektedir. Tüm bu etmenlerin mitolojide yer alan sentorları doğurduğu düşünülmektedir. Ağırlıklı olarak Yunan Mitolojisi içerisinde yer alan sentorlar savaşçı ve güçlü yaratıklar olarak tasvir edilmiştir.

Bir çok farklı film, hikaye ve bilgisayar oyununa konu olan sentor görüntüleri itibari ile ortaya çıkma hikayelerini destekler nitelikte mitolojik canlılar. Bir at üzerindeki savaşçıya önden bakıldığında ve özellikle geçmiş dönemlerde düşmanı korkutmak için giyilen heybetli kıyafetler ele alındığında, insanın hayal gücü korku ile birleşince bu şekilde bir efsanevi yaratık ortaya koymuştur.



 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir