Göbekli Tepenin Sırrı Ne? – İlginç Bilgiler

 

Göbekli Tepenin sırrı ne? UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne alınan, ilk olarak 1964 yılında keşfi yapılan, 1995 yılında başlanan kazılar ile yavaş yavaş özelikleri gün yüzüne çıkan Göbekli Tepe, günümüze kadar dünyada keşfedilmiş en eski yapıların bulunduğu bir kült merkezi olarak bilinmektedir. Göbekli Tepe’de yapılan kazılar günümüzde de devam etmekte ve henüz bulunamamış yapıların da var olduğu bilinmektedir. Keşfedilen en eski yapıların ortaya çıkmasıyla birlikte Göbekli Tepe tarihin yeniden yazılmasına vesile olmuştur. Şanlıurfa’da bulunan ve 12.000 yıl önce inşa edildiği bilinen Göbekli Tepe’de genel olarak T şeklinde yaklaşık 6 metrelik sütunlar yan yana daire biçiminde dizilmiş, aralarında taş duvar bulunan ve ortasında daha büyük 2 dikilitaş karşılıklı durmaktadır. Bu yapıların yüzeyinde kabartılmış ve de oyulmuş şekillerde insan ve hayvan figürleri vardır .



Göbekli Tepenin Sırrı Ne? Neden Önemlidir?

 

Göbekli Tepe ne amaçla inşa edildiği üzerine soru işaretleri ile dolu bir alandır. Genel kanı Göbekli Tepe’nin bir ibadethane olarak inşa edildiği yönündedir. Sütunlarda bulunan oyulmuş ve de kabartılmış hayvanların daha çok yaban domuzu, tilki, boğa, yılan, ördek gibi hayvanların olduğu görülmektedir. Göbekli Tepe bir kült merkezi olarak bilinmektedir. Yerleşim yeri olarak kabul edilmemesinin sebebi ise yapılan kazılar sonucunda hiçbir kap kaçak ya da yerleşik hayatta kullanılabilecek malzemelere rastlanmaması olarak gösterilmektedir. Ayrıca Göbekli Tepe’nin etrafında hiçbir su kaynağının olmaması da bu tepenin yerleşim yeri olarak kullanılmasından daha çok bir ibadethane ya da toplayıcılık ve avcılık yapan insanların, üs amacıyla kullandığı bir merkez olarak inşa edildiği düşünülmektedir. Fakat yine de kesin bir sonuca varılmaması sebebi ile Göbekli Tepe’nin gizemleri, insanlık tarihi açısından hala büyük bir merak uyandırmaktır. Göbekli Tepenin sırrı ne? sorusunu düşündürtmektedir.

Göbekli tepenin sırrı ne?

Göbekli Tepe’deki Kazılar

Göbekli Tepe 1964 yılında ilk olarak keşfi yapılmıştır fakat o zamanlarda bu merkezin değeri anlaşılmamış ve kazı yapılmamıştır. Sonrasında bölgede araştırma yapmak adına 1995 yılında Alman arkeolog Klaus Schmidt danışmanlığında bölgenin yüzey araştırması başlanmıştır. 2007 yılında kazılara başlanmış ve insanlık tarihinin günümüze kadar keşfetmiş olduğu 12.000 yıl öncesine uzanan en eski yapılar bulunmuştur. Üzerinde hayvan ve insan motifleri de bulunan bu dikilitaşların ve yapıların yanı sıra bazı insan kemiklerine de rastlanmıştır.




 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir