Türk Mitolojisi – Tanrılar Ve Tanrıçalar

Her ne kadar diğer toplumların mitolojileri kadar filmlere konu olmamış olsa da, Türk mitolojisinde yer alan tanrı ve tanrıçalar eşsiz özelliklere sahiptir. İşte Türk mitolojisi içinde yer alan tanrı ve tanrıçaların isimleri ve görevleri :



 

1 ) Kayra Han ( Kara Han )

Gök Tengri’den sonra tanrıların en büyüdür. Kayra Han, Altay Türkleri ne göre gökyüzündeki tanrıların en yücesidir. Kayra Han göğün 17. katında oturmaktadır. Gök Tengri dışındaki bütün tanrıların babası ve evrenin kaderini belirleyendir. Gök Tengri dışında kalan her şeyi o yaratmıştır.  Türk mitolojisi için önemli bir tanrı olan Kayra Han dünyanın yaratılışı ve dünyanın sonu gibi konularda ön planda olan tanrıdır. Diğer tanrılar kendisiyle kıyaslandığında, emirleri yerine getiren birer melek gibi de düşünülebilir.  Rivayete göre Kayra Han yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir çam ya da kayın dikmiştir. Dokuz kişinin bu dallardan türemesini ve dokuz boyun buradan ortaya çıkmasını istemiştir. Bu ağaç yerle göğü birbirine bağlayan ” Ulu Kayın ” olaraktabililir. Kayra Han tüm insanoğlunun “Ata” ve “Ana”sıdır. Göğün 16. katına kendi oğlu olan Ülgen’i oturtmuştur.  Altay ve Tuva Tükleri’nin dualarında ” Tengri Kayrakan” olarak geçer. Kelime anlamı “korumak, saklamak, himaye etmek” olarak geçer. Kayra Han her şeyin koruyucusudur. Ülgen, Yer Tengri, Mergen ve Kızagan adlı dört oğlu vardır. Oğullarından Ülgen iyilik ve bağışlayıcılığını, Kızagan intikam ve cezalandırıcılığını, Mergen ise bilgelik ve hikmetini temsil eder.



2 ) Ülgen

Ülgen göğün 16. katında oturur ve Kayra Han’dan dönüşüm yoluyla yaratılan bir tanrıdır. Hava durumunu, verimliliği ve doğurganlığı yönetir. Tüm bunlar için Ülgen’e kurbanlar adanır. Ülgen  altın bir dağın tepesinde, altın bir kapısı olan, altından bir sarayda, altın bir tahtta oturur. Kayra Han’dan sonra en büyük tanrılardan birdir. Gök cisimlerini yönetir. Göksel ve meteorolojik olayların kaynağıdır. İnsanlara ateş yakmayı elinde biri ak diğeri kara olan iki taşla gelerek öğretmiştir. Uzun saçlı olarak tasvir edilir ve her zaman yanında büyük bir kalkan taşır. Bir elinde kalkanı diğer elinde ise yıldırımlar gönderen bir yayı vardır. Yıldırımlar Ülgen’in en büyük silahıdır. Ancak nereyi yıldırımla vurursa orası kutsallık kazanır. Mavi renk ile simgelenir ve törenlerde yine mavi renk ile ifade edilir. Göğün tek hakimidir. Dünyayı taşımaları için üç büyük balık yaratmıştır. Topuzu yaşam ağacına benzer. İnsanların bildiği tüm gök cisimlerinden (Güneş, Ay, Yıldızlar) uzakta yaşar.  Hem sağında hemde solunda iki adet ak güneş bulunur. Ülgen’e ulaşmak isteyen şaman tüm bu gök cisimlerini geçmek zorundadır. En güçlü şaman bile en fazla Altınkazık (Kutup) Yıldızına kadar ulaşabilir. Daha fazla ilerleyemez. Ak, parlak, gürültücü, yakıcı, şimşekçi gibi sıfatlarla betimlenir. Ülgen ezeli ve ebedi olarak kabul edilir. Ak oğlanlar ve Ak kızlar olarak yedi oğlu ve yedi kızı vardır.



 

3) Erlik

Bu gün “kötü cin” olarak bilinen bir tür cin olmasına rağmen kendisi kötülüğü simgeleyen bir tanrı ruhudur. Altayların yaradılış efsanesine göre Erlik, dünyanın doğuşunda Tengri’ye karşı kötülük etmiş ve Tengri onu cezalandırarak yer altına hapsetmiştir. Erlik burada kendi efendiliğini ilan etmiştir. Çamurdan bir sarayda çamurdan bir tahtta oturur. Yer altında kendisine koyu kırmızı parlayan ve oldukça az ışık veren bir güneş yaratmıştır. Erlik’in emrinde dokuz adet semerli boğası vardır. Tüm kötülüklerin kaynağıdır.  Saçları, gözleri ve kaşları siyahtır. Kara bir ata biner. Erlik’in yatağı kunduz derisindendir. Kadehi insan kafasından yapılmıştır. Kamçısı da bir kara yılandır. Çatallı ve koyu sakalı dizlerine kadar uzamıştır. Çenesi tokmak gibidir. Silah olarak geniş ağızlı bir pala kullanır ve yassı demirden bir kalkanı vardır. İhtiyar ve çirkin bir görüntüsü vardır. Siyah renkle simgelenir ve kendisine kara atlar kurban edilir.



4) Ak Ana

Henüz yeryüzünde hiç bir şey yokken ve her yer yalnızca uçsuz bucaksız sulardan ibaretken, sonsuz suların en derininden çıkarak, Ülgen’e yaratma ilhamını vermiştir. Ardından sonsuz suların derinliklerine geri dönmüştür. Türk mitolojisi için yaradılış ilhamı açısından önemli bir yeri vardır. Cisimsel olmayan ve saf ışıktan oluşan bir bedeni vardır. Başında gücü simgeleyen ve bir tacı andıran boynuzları vardır. Belinden aşağısı çok uzun ve pullu bir balık kuyruğundan oluşur. Kuyruğu mavimsi bir renktedir. Hayatın başlangıcına dair ne varsa hepsine ruh vererek yaşam döngüsünü başlatan tanrıdır. Akdeniz’de yaşar ve açık renklerle simgelenir.

5 ) Mergen Tanrı

Türk mitolojisi için akıl tanrısıdır. Pergen Han olarak  da adlandırılır. Mergen’in bilmediği şey yoktur. Aklı ve zekayı temsil eder. Mergen göğün 7. katında oturur ve bilgeliğin hakimidir. Her şeyi bildiği için her şeye gücü yeter. Bir elinde oklarını diğer elinde ise yayı vardır. Mergen çok iyi bir nişancıdır. Bilgeliği ile attığı hiç bir ok hedefini şaşırmaz. İnsanlara bilgelik verende Mergen’in kendisidir. Bilimi ve felsefeyi simgeler.



6 ) Umay Ana

Umay doğumun ve bereketin tanrıçasıdır. İyilikler yapar ve dünyaya gelecek tüm yavruları belirler. Eğer birisi çocuğu olmasını isterse Umay için kurbanlar adar. Umay doğan tüm yavruları ve hamile kadınları korur. Kendisi yaşam ağacının da sahibidir. Umay yeryüzüne bereket dağıtır.  Etrafına ışık saçar. Kimi zaman Umay kızar ve insanları korkutur. Üç tane zarif boynuzu vardır. Orta yaşlı görünür ve yere kadar uzanan gümüş rengi saçları vardır. Sürekli beyaz bir elbiseyle anılır. Kuş kılığına girebilir ve kanatları vardır. Umay gökyüzünde yaşar ve ara sıra yeryüzüne iner. Yanında her zaman bir kuğu ve zarif bir atla betimlenir. Umacı gibi düşsel varlıklar onun tarafından yönetilir. Umay’ın çocukları korumadığı evlerde sıklıkla çocuk ölümleri yaşanır. Bu yüzden kendisine Kara Umay da denir.

7 ) Kızagan

Savaş tanrısı olarak nitelendirilir. Kızığan olarak da adlandırılır. Göğün 9.katında yaşamaktadır ve Kayra Han’ın oğullarından birisidir. Kızagan Han çok kuvvetlidir. Orduların yönetiminde, savaşları kazanmada ve düşmanı yenmede komutanlara yardımcı olur. Kızıl yuları olan kızıl bir buğra sırtındadır. Asası gök kuşağından oluşur ve kızıl renk ile simgelenir.



8 ) Yayık

Irmaklardan ve göllerin tamamından sorumludur. 17 ırmağın buluştuğu noktada yaşar. Rüzgarlara ve suların tamamına hükmeder. Şimşekten bir kamçısı vardır. Büyük tufan yaşandıktan sonra gökyüzünde yaşamaya başlamıştır. Su yılanı veya su ejderi kılığına girebilir. İnsanları kötülüklerden korur. Yayık Han için cansız kurban etme törenleri yapılır. İlkbahar geldiğinde davar ve atların ilk sütünden yapılan lapa ırmaklara saçılır ve bunun bereket getireceğine inanılır. Göğün 3.katında oturur ve şamanlara düşsel yolculuklarında yardım eder.

9 ) Suyla Ve Karlık

Suyla yazgı tanrısı olarak da bilinir. Güneş ve Ay ışığından yaratılmıştır. At gözlü, kartal gagalı, yılan saçlı ve eşek kulaklıdır. İnsanları korumakla görevlidir. İnsanların yaşamlarını denetler ve değişiklikleri Ülgen’e bildirir. Ülgen’in en önemli yardımcılarından birisidir. Kurbanların ruhlarını Ülgen’e ulaştırır. Genelde Karlık Han ile birlikte görülür. Karlık Han Suyla ile yakın özellikleri taşır ve aynı görevleri paylaşır. Şamanın Ülgen’e kurban götürme yolculuğuna yardımcı olur ve yolculuk boyunca şamanı korur. Şaman, ayin sırasında Suyla için arak ( rakı ) saçar.



10 ) Utkuuçi

Kurbanı Ülgen’e ileten bir ruhtur. Güler yüzle karşılayan anlamına gelir. Gökyüzünde yaşar ve Ülgen’e en yakın ruhlardan biridir. Şaman Altınkazık’tayken Utkuuçi’den alır ve yeryüzüne döner.

11 ) Ayzıt Ve Kızları

Türk mitolojisi için Ayzıt güzelliğin sembolüdür. Süt gölünden getirdiği damlayı çocuğun ağzına damlatır ve çocuğa ruh verir. İnsan yavrularını, kadınları, hayvanları ve hayvan yavrularını korur. Simgesi kuğu kuşlarıdır. Onu simgeleyen kuğular kutsaldır ve dokunulmaz. Kızları Ayızıt’ın sarayının kapısında ellerinde gümüş bakraçlar olan yasakçıları vardır.

12 ) Albastı

Özellikle loğusa kadınlara musallat olan kötü bir ruhtur. Al karısı olarak dabilinir. Albastı iki surette ortaya çıkar. Sarı ve kara olarak. Sarı albastı sarışın bir kadın suretindedir. Bazen keçi ve tilki suretine de girer. Kara albastı daha ağırbaşlı, ciddidir.



 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir