|
Yoksulluğun istismarında sınır yok!
Artık AKP'li islamcıların elinde ve yönetiminde olan bir televizyon kanalında (Star'da) bir program: Adı " Hayalin için söyle"! Programda, yoksullar yarıştırılıyor! Nasıl mı, görünürde söyledikleri türküler, şarkılarla yarışmaktadırlar; ama hayır, yoksulu bu kadar örselemek yetmiyor program yapımcılarına, sunucularına ve de ünlü jürilerine. Çünkü bu yarışmada yoksulların söyleyeceği şarkı ve türkülerin yeterince "reyting" getirmeyeceğini düşünen program yapımcıları, onların şarkılarını türkülerini değil, yoksulluklarını, çaresizliklerini, çektikleri acıları yarıştırıyorlar. İnsanların acıları, yarışma malzemesi, insanların acıları, seyirlik bir oyun olarak sunuluyor bu ekranda.
Yarışmacıların bazıları ne kadar yoksul olduklarını, ne acılar yaşadıklarını anlatmak istemiyorlar; zorlanıyor kimisi. Programda kendini "yoksulların bacısı" diye pazarlayan bir ortalık malı şarkıcısı ile kendini "bahtsızların dert babası" olarak pazarlayan İbrahim Tatlıses bu yarışmacılara şöyle diyorlar: " Sana yapılan tecavüzün, yaşadığın yoksulluğunun bütün ayrıntılarını anlatacaksın. Format böyle"... Yoksulluğun istismarında sınır yok! Artık AKP'li islamcıların elinde ve yönetiminde olan bir televizyon kanalında (Star'da) bir program: Adı "Hayalin için söyle"! Programda, yoksullar yarıştırılıyor! Nasıl mı, görünürde söyledikleri türküler, şarkılarla yarışmaktadırlar; ama hayır, yoksulu bu kadar örselemek yetmiyor program yapımcılarına, sunucularına ve de ünlü jürilerine. Çünkü bu yarışmada yoksulların söyleyeceği şarkı ve türkülerin yeterince "reyting" getirmeyeceğini düşünen program yapımcıları, onların şarkılarını türkülerini değil, yoksulluklarını, çaresizliklerini, çektikleri acıları yarıştırıyorlar. İnsanların acıları, yarışma malzemesi, insanların acıları, seyirlik bir oyun olarak sunuluyor bu ekranda. Yarışmacıların bazıları ne kadar yoksul olduklarını, ne acılar yaşadıklarını anlatmak istemiyorlar; zorlanıyor kimisi. Programda kendini "yoksulların bacısı" diye pazarlayan bir ortalık malı şarkıcısı ile kendini "bahtsızların dert babası" olarak pazarlayan İbrahim Tatlıses bu yarışmacılara şöyle diyorlar: "Sana yapılan tecavüzün, yaşadığın yoksulluğunun bütün ayrıntılarını anlatacaksın. Format böyle"... Format böyle! İşte bu söz anlatıyor her şeyi. Sunucular, jüri üyeleri, yoksul ve çaresiz ve düşürülmüş yarışmacılara, yüreklerinin en derinlerindeki acıları, yaşadıkları rezilliklerin en mahrem bölümlerini anlattırmak için alenen baskı yapıyorlar. Biliyorlar ki, mahrem olan ne kadar ortaya serilirse, o kadar çok reyting alırlar ve o kadar çok kazanırlar, "piyasa değerleri" o kadar çok yükselir. Ve bunun da bir açıklaması var elbet: Piyasanın koşulları böyle! Bir de bu pespaye programın, bu rezaletin "bir sosyal sorumluluk projesi" olduğunu söylemeleri öğretilmiş onlara ki, böyle bir rezalete böyle bir ad vermek, tam burjuva ahlaksızlığına yakışıyor. Yoksulluğun istismarına "tüy dikmiş" oluyorlar bu tanımla. * Evet, artık diyebiliriz ki, yoksulluk bu ülkede bir meta, bir malzeme... Düzen partileri onu oya çevirmeye çalışırken, burjuva medya da yoksulluğu reytinge dönüştürmeye çalışıyor. Kullanan kullanana. İstismar eden edene. Ve hiç kuşkusuz en vahimi, ülkemizde yoksulluğun istismarının birçok kesimde artık bir "ayıp" olarak görülmemeye başlanmasıdır. Yozlaşma, ne yazık ki bu alanda da gösteriyor kendini. Zengin, şov eşliğinde yardım dağıtıyor, televizyonlar, yoksulluğu doğrudan şov malzemesi yapıyor, belediyeler, iktidarlar, düzen partileri yoksulluğu alenen kullanıyorlar. Ve yoksulların en azından önemli bir bölümü, bütün bunları sineye çekiyor.. Onur mu şeref mi, o da ne?.. Burjuvazinin empoze ettiği kültür bu. Televizyon ekranlarında yoksulları yalvartmak, "başarılı televizyonculuk" olarak alkışlanabiliyor. Ve bu konuda kendini islamcı olarak adlandıran kanallarla öteki kanallar arasında hiçbir fark yok. Yoksulluğu istismar etmekte, yoksulları aşağılamakta, onursuzluğu yüceltmekte, ve bütün bunları ekranlardan reyting malzemesi olarak sergilemekte, YOK BİRBİRLERİNDEN FARKLARI! İslamcıların yardım şovları, televizyon ekranlarına da sığmıyor artık. Propaganda için her şey mübah! İslamcılığın kültüründe de bu yazıyor. İslamcı televizyon ekranlarına bir göz atın, yoksulların nasıl kullanıldığına ve nasıl aşağılandığına tanık olursunuz ve zor dayanırsınız istismarcılığın bu kadarına... Bunun adı da hayırseverlik, müslümanlıkmış! Soytarılığın adı ne zamandan beri müslümanlık oldu? Siz müslüman değil, kapitalizmin soytarılarısınız. Seda Sayanlar'la, onların dini bütün sunucuları arasında, Aydın Doğanlar'la, onların dini bütün patronları arasında hiç mi hiç fark yoktur. Mesele şudur; yoksulluğu kullanan ve aşağılayan, gerçekte aşağılık bir kültürün ve politikanın sahibidir. Yoksullar, kaldırın başınızı alet olmayın bu soytarılıklara aşağılanmaya boyun eğmeyin Sizin dertlerinize "çare" olmayı vaad eden bu ahlaksızlar, sizin sırtınızdan milyarlar kazanıyorlar sizin yoksulluğunuzu da kullanıyorlar Bunlar bir tuzak, bunlar bir batak! Düşmeyin bu batağa! 20 ocak 2008 Tarihli Yürüyüş dergisinden alınmıştır... Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 69
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |