Şehirden Uzakta Yaşamak

Birden bire her şeyden vazgeçip şehirden kaçmak istediğiniz olmuyor mu? Şehrin gürültüsünden kalabalığından uzak, trafikten insanlardan ve dertlerden uzak bir hayat istediğiniz anlar elbette oluyor.

Ancak bunlar her zaman sadece bir hayal olarak kalmak zorunda mı? Her zaman emekli olsam bir saniye beklemeden köyüme gideceğim demek ve emekli olana kadar içinde boğulduğun bir hayat yaşamak ne kadar doğru? Aklınızda beliren en büyük soru bunlar iyi güzel de nasıl yapılır? Veya gerçekten yapmak söylendiği kadar kolay mı?




Şunu dediğinizi duyar gibiyim her şey iyi güzel ancak parayı nereden bulacağız? Evin ihtiyacı faturalar nasıl karşılanacak? Bu hayatı istiyorsanız minimal yaşamayı öğrenmelisiniz. Hayatınız şehirdeki gibi dışarı adım attığınızda cebinizden para çıkması olmayacak. Kendi üretiminizi yapmaya başladığınızda işler daha da kolay olacak. Bunların yanında kendi söküğünüzü dikmeyi öğrenmelisiniz. Bir sorun çıktığında bunu para ile değil kendi el becerinizle çözmeye kendinizi alıştırmalısınız. Aynı zamanda tutkunuzu paraya dönüştürme yolları bulabilirsiniz. Böylesine özgür bir hayatta birçok para kazanma yolunuz olacaktır. Sadece biraz kafa yormalısınız. Bunların yanı sıra zaten şehirdeki kadar paraya ihtiyacınız olmadığını fark edeceksiniz.




Öncelikle şunu söylemeliyim kolay değil. Ancak bu şevkinizi kırmamalı. Kolay olmayan şey sizin yapamayacağınız değil alışılmış düzenin ve sürekli tekrar eden şehir hayatının dışına çıkmak. Şehirden uzakta yaşamak için öncelikle kendinize sormanız gereken soru şu “Bunu gerçekten istiyor muyum?” eğer cevabınız evet ise şimdiden bu hayat için minikte olsa bir adım attınız demektir.

Kendinize İnanın

Kendinize inanın nasıl olur, nasıl başa çıkarız gibi soruları bir kenara bırakın ve deneyin. Şehirden uzakta yaşamayı deneyin. Bu hayatı kendi kendine yetebilen yaşam tarzını birkaç günde olsa deneyin. Gerçekten bu hayatı isteyip istemediğinizi ancak o zaman anlayabilirsiniz. Bu tarzda bir hayatın elbette zorlukları olacak. Örneğin istediğiniz her an sinemaya, tiyatroya, konsere ya da arkadaşlarınızla oturup çay içebileceğiniz bir yere gidemeyeceksiniz. Etrafınızda çok fazla insan olmayacak. Ama artıları eksilerinden inanın çok daha fazla. Aslına bakarsanız etrafınızda az insan olması kötü gibi görünüyor olsa da size çok şey kazandıracaktır. Hangimiz şehirde kendi kendimize yetebilmeyi öğreniyor ki? Şehirde yaşamanın en büyük eksikliği de bul değimli zaten. Kendi becerilerimizi fark etmiyoruz bir şeyi paramız varsa alıyor paramız yoksa ondan vazgeçiyoruz. Oysa şehirden uzakta bir hayatta bir şeyi elde etmek için çaba sarf etmelisiniz. Örneğin kahvaltıda yumurta yemek için kümese gitmelisiniz. Bunlar size dayatılan bir zorluk olarak belirebilir gözlerinizde. Ancak şehirde bunların yüzlerce katına maruz kalmıyor muyuz?





Şehirden uzakta yaşamak küçük bir köyde ya da ıssız bir yerde ufak bir kulübeye sahip olmak bu gün şehirde boğulan her insanın aklının köşesinde ki bir hayal. Bu hayali hayata geçirmek ilk başlarda zor olacaktır. Özellikle herhangi bir üretiminizin olmadığı, el becerilerinizin yeni geliştiği ve şehirdeki gibi bir şey almak için markete gitmeliyim düşüncesinin kafanızdan yavaş yavaş  silindiği ilk zamanlarda. Ancak gerçekten bu hayatı istiyorsanız bunları zaten aşabileceksiniz. İstemiyorsanız bunları aşamadan vazgeçeceksiniz. Bu yüzden bu tür sorunlarla baş edip edemeyeceğinizi görmek için denemelisiniz. Direkt olarak bir ev bir arsa almak yerine önce bu hayatı deneyimleyeceğiniz  yerlerde vakit geçirmelisiniz. Ancak bu hayatı bir kez denediğinizde bir daha vazgeçmeyeceksiniz.




İmkansız değil.

Zorlukları var ancak insana katkıları çok daha fazla. Örneğin şehirde sürekli olarak birilerinden beklediğiniz öz güveni kendi kendinize kazanacaksınız. Bir şeyleri kimseye ihtiyacınız olmadan başarabildiğinizi göreceksiniz. Bu şekilde ruhunuzun sağlığına kavuşması gibi bedeninizde daha sağlıklı bir hal alacak. Sürekli hareket halinde olacaksınız ve sağlıklı besinlerle besleneceksiniz. En önemlisi de elinizden geldiği kadar kendi üretiminiz olan besinlerle. Çocuklu aileler içinde bu hayat düşünüldüğü kadar zor değil. Çocuğunuzun beton yığınları arasında ya da dört duvar arsında büyüdüğünü görmektense kendi bahçenizde koştuğunu görmek size çok daha iyi hissettirecektir.





Bu kadar olumlu etken varken neden hala şehirlerde yaşamakta diretiyoruz? Biliyorum birçoğumuz için bu bahsettiklerimin çoğu sadece bir hayal gibi geliyor. Ama hayaller gerçek olmak için değimlidir? Bu durumda kendinize sormanız gereken iki soru var. Birincisi hangi tarafta daha mutlu, huzurlu, öz güvenli ve hayat dolu olacağım? İkincisi bu ailem de benim kadar istiyor mu? Zira aile ya da birlikte olduğunuz insanlarla beraber bu hayatı yaşamak yalnız yaşamaktan çok daha keyif verici olacaktır. Unutmayın her şey sizin gerçekten istemenize bağlı. Bana yazımda gözden kaçırdıklarımı ya da benimkilerden daha iyi fikirlerinizi yorum olarak iletebilirsiniz. Sorularınızı elimden geldiğince yanıtlamaya çalışacağım.

alternatif yaşam
şehirden uzakta yaşamak




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir