Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
You are here: Anasayfa
İletişim
tsira Yazdır
Webmaster


 

Bu iletişim bilgisine E-posta gönder:












Advertisement

Giriş Formu

Hoşgeldiniz Ziyaretçi.






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Eğer aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayınız!!

Siteden Haberler

f
Burjuvazinin Formatı (28-02-2008 12:07:00)

Şarkılarla Geçtim Aranızdan (28-02-2008 12:10:35)

NÜKLEER SANTRAL İS-TE-Mİ-YO-RUZ!!! (28-02-2008 12:25:58)

Barışa İzin Verin!! (03-03-2008 01:45:29)

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü (06-03-2008 00:15:08)

Akp Kapatılıyor mu? (16-03-2008 00:25:49)

Halk SSGSS ye dur dedi! (06-04-2008 22:28:32)

Vurulmadılar bari tutuklayalım!!! (15-04-2008 21:21:06)

İşte FAŞİZM!! (03-05-2008 15:25:27)

Sıra Kimde!!! (14-05-2008 22:22:32)

Tuzla'daki Ölümlere Son (12-06-2008 21:39:20)

Sivas Katliamını Unutmadık (28-06-2008 15:22:11)

Devletin Ergenekonu!Ergenekonun Devleti (16-07-2008 21:48:16)

DHKP: Önderimizi Yitirdik (11-08-2008 21:59:57)

Burjuvazi İstiyor....Ormanlarımız Yanıyor!!! (26-08-2008 22:44:13)


Baska Bir Dünya Mümkün AlternatifDunyam.com, © 2007

Son yorumlar

Yorum yok..

Yaklaşan Etkinlikler

Bilgi Köşesi

· Köleci toplum: İlkel topluluğun bağrında, orada ortaklaşa mülkiyet biçiminin üstün geldiği bir zamanda ortaya çıktı. İlk başlarda köleler oldukça azdı ve köle emeği belirleyici bir rol oynamıyordu. Ancak tarımsal üretimin artması, tarım ile hayvancılık arasında gittikçe artan ayrılık, madenciliğin ilerlemesi el emeği talebini yani köle emeğine duyulan ihtiyacı arttırıyordu. Kölelerin sayıca artması ile toplumun başlıca sınıfları olan köleler ile efendiler arasındaki uzlaşmaz karşıtlık keskinleşiyordu. Bu durum farklı bir kontrol ve denetleme mekanizmasının yapısal olarak ortaya çıkmasına neden oldu: Devletin doğuşu. Devlet toplumun, farklı çıkarlara sahip karşıt kesimlere, ki biz buna sınıf diyoruz, ayrılmasının arkasından doğmuştur. Ve devlet ismini taşıyan bu mekanizma ezenlerin ezilenler üzerindeki baskısının sistemli hale getirilmesini sağlamış, sömürüyü kimi zaman zor kimi zaman da -ikna- yoluyla meşrulaştırmıştır. Bu nedenle devleti, egemen ideolojinin ve egemen sınıfların baskı aygıtı olarak tanımlamak yanlış olmayacaktır. Köleci tarz, ilkel topluluktan çıkışta üretici güçlerin ilerleyişini büyük ölçüde kolaylaştırırken, daha sonra ilerlemenin engeli haline geldi. Köleler çağın başlıca üretici gücünü oluşturuyorlardı. Kölenin kendi emeğinin üretkenliğini arttırmakta, aletleri ve çalışma alışkanlıklarını geliştirmekte hiçbir çıkarı yoktu. İş aletlerini özenle kullanmıyordu, sık sık da kırıyordu. Bu yüzden efendisi ona en ilkel aletleri veriyordu. Ama köleler o kadar zor koşullarda çalışıyorlardı ki çok kez pek genç yaşta ölüyorlardı. Oysa köleci tarzda emek üretkenliğini arttırmanın tek yolu köle sayısını arttırmaktı. Bu yüzden sürekli savaşlar oluyor, savaş esirleri ise en ucuz köleler oluyordu. Ancak fetihlerin çoğu yerde doğal sınırlarına ulaşması, savaşların maliyetinin ise kaldırılamayacak kadar artması köleliğin sonunu hazırlıyordu. Sınıflar mücadelesinin tarihin ta kendisi olduğunu söylemiştik. Köleci toplumda da köleler de pek çok kez kendilerini ezen efendilerine karşı birleşip ayaklandılar. Köleci düzenin hüküm sürdüğü bir çok ülkede patlak veren bu isyanlar içinde, şüphesiz ki en bilineni Spartaküs Ayaklanmasıdır. MÖ 73-71 yıllarında kendisi de bir köle olan Spartaküs isminde bir devrimci, o dönemin en güçlü ordusu olan Roma ordusunu, kurduğu köle ordusu ile birkaç kez yenmeyi başarmış, ancak sonunda mağlup edilmişti. Savaş alanında esir edilen ve aralarında Spartaküsün de bulunduğu köle ordusunun neferlerine Romalı generaller Spartaküsün kim olduğunu sorup onu ihbar etmelerini istediklerinde, binlerce ağızdan şu yanıtı aldılar: Spartaküs biziz! Bu yanıt üzerine tüm esirleri çarmıha gerdiren Romalı generaller Spartaküsü de öldürdüler. Ama onun bugün de yaşayan devrimci mirasını yok edemediler. 476 son büyük köleci imparatorluk olan ve sömürülen yığınların ayaklanmaları ile derinden sarsılmış, zayıflamış bulunan Batı Roma İmparatorluğu çöktü. Bu topraklar üzerinde artık yeni bir ekonomik toplumsal yapı ortaya çıkıyordu: Feodalizm...