Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
You are here: Anasayfa arrow E-Kitap
E-Kitap: Siyaset Bilimi
COVER Başlık Yazar Oy Hits
  Tekelci Polis Devleti Deniz Adalı    60
 
 
 
 
Advertisement

Forumdan son mesajlar

Son yorumlar

Yorum yok..

Takvim

Dec 2008
S M T W T F S
  1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31      
Full Calendar

Yaklaşan Etkinlikler

Bilgi Köşesi

· Faşizm: Faşizm, klasik biçimiyle "tekelci burjuvazinin en geri, en baskıcı, en kanlı diktatörlüğü" olara tarif edilir. Bu aynı zamanda "burjuvazinin artık uygulana gelen burjuva demokrasisi ile varlığını sürdürememesi" demektir. Faşizmde burjuva demokrasisi rafa kaldırılır, var olan tüm demokratik ve siyasal haklar gasp edilir. Değişik ülkelerde uygulanan faşizmin genel olarak karakterleri şovenizm, ırkçılık ve devletin yüceleştirilmesidir. Halk baskı ve şiddetle devlete boyun eğmeye, köle olmaya zorlanır. Her şey devlet içindir... Faşizm ilk olarak İtalya'da 1922 yılında Mussolini ile iktidara geldi. 1933'te ise Hitler faşizmi Almanya'da iktidar oldu. Japonya, Avusturya, Belçika, Fransa, İngiltere ve İspanya'da değişik adlar altında faşist partiler iktidara geldi. İkinci Paylaşım Savaşı'nda yenilen faşizm, kurulan yeni dengeler üzerinde emperyalist ülkelerde yerini tekrar burjuva demokrasisine bırakırken, bu defa faşizm, Türkiye gibi yeni-sömürge ülkelere ihraç edilmeye başlandı. Sömürge tipi faşizm dediğimiz bu faşizmin genel karakterleri aynı olmakla birlikte '30'lu yılların faşizminden farklı yanları da vardır. Kapitalizm bu ülkelerde emperyalizme bağımlı olarak yukarıdan aşağıya örgütlendiği için, faşizm de benzer özellikler gösterir. Taban gücü yok denecek kadar zayıftır. Büyük ölçüde devlet aracılığıyla taban oluşturulmaya çalışılır. Dolayısıyla da iktidara aşağıdan yukarıya bir halk gücüne dayanarak gelmez. Bu ülkelerde sürekli bir açık faşizm uygulamak devrimle sonuçlanacak bir riski taşıması nedeniyle, devletin kitlelerin gözünde meşruiyetini yitirmesini engellemek için demokrasicilik oyununa başvurulur. Halka sınırlı bir takım siyasi ve sosyal haklar tanınır. Ancak bu göz boyama amaçlı olduğu için halk muhalefetinin yükseldiği, oligarşinin krizinin derinleşerek ülkeyi yönetemeyecek hale geldiği dönemlerde yapılan askeri darbelerle demokrasi oyununa son verilir.