|
(1883 - 1917) Ekim Devrimi’nin önderlerinden Sverdlov’un devrimin hemen arefesinde yaşamını yitirmesi, belki de bugünlere uzanan tarihin de yazgısını değiştirecekti. O, Lenin için de örnek bir komünist ve aynı zamanda kendisinin yokluğunda devrimin ve partinin başına geçebilecek ender bir insandı. Ne kısa ve uzun sürelerle defalarca kez girdiği cezaevleri, ne gizli polis örgütü ne de Bolşeviklerin içine sızmış polis ajanı Duma milletvekili Malinovski’nin ihbarı. Sverdlov’un yaşamı bir süreçle özdeşleşmiştir, Urallar kadar görkemli, Petersburg kadar vefalı, Moskova gibi heyecanlı, Ob Nehri kadar hızlı akar. Yaşamını sadece ve sadece devrime adayan Sverdlov’un bu kadar renkliliği kişiliğinde birleştirmesi onun aynı zamanda Rusya’nın o günkü durumunu yansıtması bakımından da örnektir. Sverdlov’un uzlaşmaz, kararlı, ikna kabiliyeti yüksek bir örgütçü olarak yetişmesinde, en uzak sürgüne gönderildiğinde bile havasını, suyunu, heyecanını sürekli içinde duyduğu bir yer olan Ural bölgesinde yetişmesi onun karakterini belirleyen önemli bir etken olmuştur. Sverdlov, sürekli bir gizli faaliyetin içinde Ural’daki işletmelerde sınıf çalışmasını yürüttü. İşçiler arasındaki saygınlığı, sahiplenilmesi onlara olan yaklaşımının bir sonucudur. Çünkü Sverdlov bugün bile sosyalizmi karalama kampanyasının bir parçası olarak kullanılan asık suratlı, sert, bürokratik komünist tipolojisini daha o zamanlar yerle bir ediyordu. 1905 Devrimi esnasında Ural’da Merkez Komitesi temsilcisi olarak bütün parti örgütlerinden sorumluyken sadece 21 yaşındadır. Bolşevik Partinin Leninist bir çizgide mücadelesinden bir an olsun sapmamasında ve bu çizginin sürdürülmesinde Şubat devriminin haberini sürgünde alan Sverdlov’un katkısı küçümsenmeyecek orandadır. Sayısız parti toplantısı, parti konferansı, iki kongre, Tüm Rusya Sovyet Kongreleri ve Tüm Rusya Merkez Yürütme Komitesi Başkanlığı ve Sovyet Anayasasının hazırlanması... Onun yaşamı kısaca bir bütün olarak Rusya’nın durumunu özetler. Sverdlov dünyaya gözlerini kapağında henüz 34 yaşında bile değildi. O öldüğünde Lenin, “Kendisinde olağanüstü bir örgütçülük yeteneğini geliştirmiş olan bu insanın yerine başka birini asla koyamayız, onun boşluğunu asla telafi edemeyiz” diyordu.
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 38
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |