Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
You are here: Anasayfa arrow Biyografiler arrow Bilim-Politika-Felsefe arrow Karl Kautsky
Karl Kautsky PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 22 Mart 2008
 1854’te Prag’ta dünyaya gelen Kautsky, 1875 yılında Viyana’da öğrenciyken Avusturya Sosyal Demokrat Partisi ile ilişkiye geçti. Bu parti marksist örgüt değildi. Çünkü o zaman marksizm, bütün sosyalistlerin ya da sosyal demokratların henüz ortak düşüncesi değildi. Kautsky’nin marksizmle tanışması ve benimsemesi, 1880 yılında İsviçre’de tanıştığı Bernstein sayesinde oldu. Kautsky, 1881’de Alman sosyalistlerinin “Londra’dakiler” diye andıkları Marx ve Engels’le tanıştı. 1883 yılında Die Meue Zeitin yayın hayatına başlamasını sağladı. 1885 yılından itibaren beş yıl Londra’da Engels’le sıkı bir işbirlği içinde çalıştı. Engels’in ölümünden sonra onun politik mirasçısı olarak kabul edildi. Kautsky, uluslararası çapta tanınması “Karl Marx’ın Ekonomik Doktrinleri” başlığıyla 1887 yılında yayınladığı kitapla gerçekleşti. Asıl tanımasını 1891 yılında Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD)’nin “Erfurt Programı” diye bilinen programın teorik bölümünü kaleme alıp kabul ettirmesiyle oldu. I. Dünya Savaşı’ndan bu yana Kautsky, marksistlerin ezici çoğunluğu tarafından “Dönek Kautsky” olarak anılıyor. Hatta bu son kimliği ile Kautsky, bugün marksizmle ilişkisi olanların en çok bildiği şahsiyetler arasındadır. Hatta marksizme ve devrime ihanet etmiş birçok hain de Kautsky kadar bilinmez. Kautsky’in ‘Ultra-Emperyalizim’ teorisi, emperyalist ülkelerin proletaryasının gerici emperyalist güçlere karşı sanayi sermayesi ile itifaka girişmesini, Sosyal Demokrasi’nin barışçı burjuva güçlerini desteklemesini savunur. Böylece, savaşa karşı barış, gericiliğe karşı demokrasi, sömürgecilğe karşı serbest ticaret temelinde ekonomik gelişme ve işçi sınıfının durumunda sürekli bir iyileşme sağlanacaktır. Bütün bunların sonucunda ‘Avrupa Birleşik Devletleri’ sloganını ileri sürmektedir. Bu reformist dönemeçten itibaren pek çokları için hainlerin ve döneklerin başında Kautsky gelir.

 

Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 59

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement

Son yorumlar

Yorum yok..

Takvim

Dec 2008
S M T W T F S
  1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31      
Full Calendar

Yaklaşan Etkinlikler

Bilgi Köşesi

· Burjuva Demokrasisi: Kapitalizmin hakim üretim biçimi olduğu bir ülkede, burjuvazinin diktatörlüğü vardır. Burjuva devlet, burjuvazinin tüm diğer sınıf ve katmanlar üzerindeki egemenliğinin devletidir. Bu egemenlik özünde bir diktatörlüktür. Halkın şu ya da bu hakkı olabilir ama iktidar olma hakkı asla yoktur bu düzende. Burjuvazi bu diktatörlüğü iki biçimde uygular; birincisi burjuva demokrasisidir, ikinci biçim ise faşizmdir. Burjuvazi eğer işçi sınıfının ve halkın ihtiyaçlarını asgari düzeyde de olsa karşılayabilecek koşullara sahipse yani yönetebilecek durumdaysa burjuva demokrasisini tercih eder. Burjuva demokrasisi demokratik hakların ön planda olduğu, baskı, yasak ve şiddetin ise daha tali durumda uygulandığı bir sistemdir. Bugün Avrupa ülkelerindeki rejimler böyledir. Ancak halkın yoksullaştığı ve düzenden memnun olmadığı, düzene karşı tepkilerini çeşitli biçimlerde dile getirerek düzenin devamlılığın tehdit ettiği koşullarda ise burjuva diktatörlüğü yönetim biçimi olarak faşizm, yani baskı ve katliamları devreye sokar.