Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
You are here: Anasayfa

Güncel haberler

Marks'ın haklılığına ilgi artıyor
Cuma, 24 Ekim 2008
Image
 
T
arihin sonu geldi” iddiasında bulunan kapitalistler, borsalarını çökerten mali krizle boğuşurken, dünya halkları Marks'ı yeniden keşfediyor. Kapitalizmin, kan emiciler düzeninin er ya da geç çökeceğini belirten Marks'ın Das Kapital eserine ilgi her geçen gün artıyor.
Marks'ın yanıldığını iddia eden, tarihin sonunu ilan edenler, şimdi mali sistemlerini alt üst eden krizin şokunu yaşıyor. Kapitalist patronlar “Marks haklı mıydı?” diye sorarken, kapitalizmin kendi yarattığı iç dinamiklerle bir gün yok olacağını söyleyen Marksizmin haklılığı gerçeklerde hayat buluyor.
 

Forumdaki konu başlığına gitmek için TIKLAYINIZ!!

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 10

Devamını oku...
 
Che'yi Unutmadık!!!
Cuma, 10 Ekim 2008
Image
 
 
C
he Guevara, 9 Ekim 1967'de Bolivya'da CIA'nın emri ile katledildi. Che Guevara kimdir dediğimizde ilk olarak aklımıza enternasyonalizm gelir. Savaşma kararlılığı gelir. Bir gerilla önderi ve stratejisti oluşu gözlerimizin önüne gelir. Fedekarlık, cüret, kararlılık, sosyalist inanç ve yeni bir insan aklımıza gelir. Bundandır emperyalizmin Che Guevara'dan korkusu.

Che dünyadaki bütün devrimciler ve anti-emperyalistler için bir sembol olmuştur. Bunun bilincinde olan emperyalizm, Che'nin temsil ettiği değerlerin içini boşaltmaya çalışıyor. Guevara'nın düşüncelerini ve gerçekleştirmek istediklerini yok etmeye çalışıyor. Emperyalistler, Che'yi içi boş bir idol, posterleriyle duvarları süsleyen, romantizm, idealizm yayan bir simgeye dönüştürmek için çok çaba harcadılar. Genç, koluna enjektörle uyuşturucu şırınga etmektedir ve üzerindeki tişörtte Che'nin resmi vardır. Kapitalizmin ürünlerinin reklamlarında da Che resmi vardır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 30

Devamını oku...
 
AKP KAPATILMASIN AMA DTP KAPATILSIN
Pazar, 21 Eylül 2008
Image
 
A
KP Anayasa mahkemesi tarafindan kapatilmayinca ulkede bir `demokrasi`havasi yerlestirildi.Bu surec uzerinden `Ergenekon` patlak verdi.
Hükümet bir `ergenekon` bir kapatma davasi derkenhalkin `iradesi` , halk adina savci `kesildi`.
AKP kapatilmasi `demokratik` bir ulkeye yakismiyordu.Ancak , halkin iradesi ile meclise girmis `Bin umut adaylari`
DTP vekilleri partilerinin kapatilmasiyla karsi karsiya!Halkin ,demokrasi guclerinin ,emekten ,baristan yana olanlarin oylariyla
barisi ,kardesligi ve demokrasiyi temsil icin `gorevlendirilen` vekiller ,partileri`milli gucenlik` `teror` gibi suclamalarla `halka ragmen` kapatilmak isteniyor.Egemenlere gore 21 milletvekili meclise `zembille gokten` inmisler ;
o dillerinden dusurmedikleri halkin `hic bir rolu` yoktur!

Forumdaki konu başlığına gitmek için TIKLAYINIZ!!


Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 30

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 4 Toplam: 18
Advertisement

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Kimler Sitede

Forumdan son mesajlar

Son yorumlar

Yorum yok..

Takvim

Dec 2008
S M T W T F S
  1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31      
Full Calendar

Yaklaşan Etkinlikler

Bilgi Köşesi

· Burjuva Demokrasisi: Kapitalizmin hakim üretim biçimi olduğu bir ülkede, burjuvazinin diktatörlüğü vardır. Burjuva devlet, burjuvazinin tüm diğer sınıf ve katmanlar üzerindeki egemenliğinin devletidir. Bu egemenlik özünde bir diktatörlüktür. Halkın şu ya da bu hakkı olabilir ama iktidar olma hakkı asla yoktur bu düzende. Burjuvazi bu diktatörlüğü iki biçimde uygular; birincisi burjuva demokrasisidir, ikinci biçim ise faşizmdir. Burjuvazi eğer işçi sınıfının ve halkın ihtiyaçlarını asgari düzeyde de olsa karşılayabilecek koşullara sahipse yani yönetebilecek durumdaysa burjuva demokrasisini tercih eder. Burjuva demokrasisi demokratik hakların ön planda olduğu, baskı, yasak ve şiddetin ise daha tali durumda uygulandığı bir sistemdir. Bugün Avrupa ülkelerindeki rejimler böyledir. Ancak halkın yoksullaştığı ve düzenden memnun olmadığı, düzene karşı tepkilerini çeşitli biçimlerde dile getirerek düzenin devamlılığın tehdit ettiği koşullarda ise burjuva diktatörlüğü yönetim biçimi olarak faşizm, yani baskı ve katliamları devreye sokar.